Kenan KARA - Teknoloji Üzerine

16/1/2008

Sun MySQL'i Satın Aldı

Sun Microsystems bir ilke imza atarak en popüler opensource veritabanı sunucusu niteliğindeki MySQL'i 1 milyar dolara satın aldı. Bu satın alma ile Sun Microsystems 15 milyar dolarlık veritabanı pazarına hızlı bir giriş yapmış oldu. Bu girişin devamı acaba JDK ile MySQL de kurulabilecek mi, JDK ile MySQL driverları otomatik olarak kurulacak mı gibi soruları beraberinde getiriyor. İyi bir MySQL kullanıcısı olduğum için bu habere en çok benim sevindiğimi belirtmeden geçemeyeceğim.


http://www.sun.com/aboutsun/pr/2008-01/sunflash.20080116.1.xml

http://www.mysql.com/news-and-events/sun-to-acquire-mysql.html

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/1/2008

Oracle BEA'yı Satın Aldı

Uygulama sunucusu pazarının en büyük satınalması bugün gerçekleşti. Oracle, J2EE uygulama sunucu pazarının lideri BEA Systems'i 8.5 milyar dolara satın aldı. Evet, yanlış duymadınız, bükemediği bileği öpmek yoluna giden Oracle BEA yı satın aldı. Haberin ayrıntılarını zdnet ve oracle sitelerinden öğrenebilirsiniz.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/1/2008

CVS versus SVN

Oldukça başarılı bir CVS & SVN karşılaştırmasına buradan erişebilirsiniz. Toplam skor olarak SVN in daha başarılı olduğu sonucuna ulaşmışlar.

Karşılaştırma kriterleri arasında çalışma performası en çok ilgimi çekenlerden. SVN in basit text tabanlı bir versiyon yönetim sistemi olmaması nedeniyle performasının CVS e göre daha iyi olduğu belirtilmiş. Kullandığım kadarıyla gördüğüm sonuçta zaten bundan farklı olmadı. CVS teki versiyon kontrolleri ve karşılıklı anlaşma (negotiation) aşamaları SVN de daha hızlı ilerlemekte.

Kullanılan dosya yapısı itibariyle oluşan hataları CVS te sunucu makine üzerinde düzeltmeler mümkün iken SVN de kullanılan binary dosya formatı ile bu mümkün görünmemekte. Elle müdahale imkanının kaldırılması aslında kendini bilmez kullanıcılar tarafından yapılan elle düzeltme sırasında oluşacak hataları da ortadan kaldırmakta.

SVN de benimsenen hepimiz yada hiç birimiz mantığı (all or nothing) da aslında oldukça gerekli bir işleyiş mantığı. CVS te yaşanan yarım kalmalar sonucunda elimizdeki çalışan versiyonunda bozulduğu çoğu zaman başımıza gelen bir durum. Hata oluştuğu durumda en azından geri almak tüm programlardan beklediğimiz bir özellik.

CVS text tabanlı bir versiyon yönetim sistemi olduğundan binary tipteki dosyalar extra uğraşıya sebep olmakta. Yani en azından CVS e eklerken dosya tipinin doğru olarak verilmesi oldukça önemli. Bu aşamadaki hatalar dosyalarınızı kullanılmaz hale getirebilir. SVN deki binary dosya saklama yönetemi ile süreçleriniz daha hızlı ilerlemekte, her tipteki dosyayla kolaylıkla işlem yapabilmenizi sağlamaktadır.

CVS in yaygın kullanım alanı dolayısıyla birçok araçta bulunan otomatik CVS desteği ise SVN i faka bastırmakta. Eclipse kullanıcıysanız SVN plugin leri mevcut fakat tüm yazılım geliştirme araçlarında henüz yaygın plugin desteğinden söz etmek mümkün değil.

Kısaca CVS ve SVN versiyon yönetim araçlarını inceleyen makaleden kısa birkaç alıntı yapmaya çalıştım. Makalenin orjinal haline ise buradan ulaşabileceğinizi daha önce de belirtmiştim.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/12/2007

LOST Sayı Dizisi

LostTurkiye sitesinden Lost hikayesi; ”Korkunç bir uçak kazası... Issız bir adaya düşerek kurtulan 48 kazazede... Ve onları bu adada bekleyen daha korkunç bir tehlike... Bu ıssız Güney Pasifik adasında hayatta kalmayı başaran toplumun her kesiminden gelen bu insanlar, sadece adada hayatta kalabilmek için değil, aynı zamanda adanın içinde yaşayan başka şeylerden de kendilerini korumak için birlik olmak zorundalar...Lost Amerikan yapımı bir dram dizisidir. Yayınlandığı ilk günden buyana seyirciyi televizyon karşısına bağlamıştır.Türkiye'de sadece Dizimax kanalında gösterilen dizi, 1 AltınKüre ve 6 Emmy olmak üzere 28 ödül almıştır. Özellikle karışık senaryosu ve anlatım şekli hayli ilginçtir.Uçak kazası ile bir adada mahsur kalan insanların öyküsü anlatılmaktadır. Özellikle her bölümde, bir karakterin,geçmişine gidilerek ana senaryo beslenmektedir. Bu adada mahsur kalan 48 kişi arasında değişik karakterler mevcuttur; bir cerrah, bir iletişim subayı, bir rock yıldızı,bir kanun kaçağı, bir inşaat işçisi, bir dolandırıcı, bir milyoner ve daha birçok enteresan özelliğe sahip insan...Bu insanlar, daha adadaki ilk günlerinde adanın mistik güçlere sahip olduğunu fark ederler. “

Lost izlemeyen insan kalmadı çevremde. İnsanda bağımlılık yapan dizilerden olarak bildiğimiz Lost'ta geçen sayı dizisini artık hepimiz biliyoruz. Marsel Russo’nun genetik ayna teorisini açıklamak için kullandığı sayı dizisi, lost‘da geçen esrarengiz numaralar ile aynıymış;

4 8 15 16 23 42.. işte bu nokta düşünce trenlerini harekete geçiriyor.

Teori özetle herkesin bir ikizi vardır ancak olasılık değerleri nedeniyle kişi asla ikizi ile karşılaşamaz diyor. numaraları da şu şekilde kullanıyor:

4: russo’ya göre dünyadaki her insan 4 farklı insan ile birbiriyle bağlantılı. yani, teoride, kendiniz ile 4 farklı insan üzerinden tanışma şansınız var. örneğin; kardeşinizin patronunun komşusunun yeğeni sizin ikizinizi tanıyor.

8: dünya’da günümüzde bulunan kıta sayısını temsil ediyor. ikiziniz ile 8 kıtadan birinde karşılaşma ihtimaliniz var.

15: ikiziniz ile karşılaşma ihtimaliniz 4,815,162,342′de 15′tir diyor russo. yani %0,000000004′ten bile düşük bir ihtimal.

16, aynı anda ikizi ile karşılaşabilecek maksimum kişi sayısı 16′dır. (lost karakterleri de 16 adet.)

23, doğa ana, sizle aynı genetik haritaya sahip bir yeni insan dünyaya getirmek için 23 yıl bekler, diyor. yani ikizler aynı yaşta değil, aralarında 23 yaş fark olacaktır anlamına geliyor bu.

42, sizin ve ikizinizin aynı anda hayatta yaşayabileceği maksimum yıldır, diyor. bu biraz şaşırtmacalı. ben 23 yaşında iken ikizim doğmuş olabilir, ancak o 42 yaşına geldiğinde ben 65 yaşında öleceğim anlamına gelmiyor. mümkün, ama böyle olacak diye öngörmüyor teori. benim ikizim 15 yaşında ölebilir ve çember başa dönebilir.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/12/2007

Türkiye'de Cep Telefonu Sektörü

Türkiye'de cep telefonu kullanımıyla ilgili ilginç bir istatistik elime geçti. Tübider'in sitesinden alıntı yaparak verdiğim aşağıdaki verilere göre cep telefonu sektörü 2007 de %44 lük bir büyüme yakalamış gibi görünüyor. Sektör cep telefonu ve iletişim sektörü. Teknoloji Java teknolojisi. İleriki yıllarda kariyer.net'te aranacak yazılım mühendisi ilanlarını görür gibi oluyorum.

GfK Türkiye'nin araştırmasına göre cep telefonu pazarı 2007'de adet bazında yüzde 44 büyüdü. GfK Türkiye'nin satış noktalarında elde ettiği verilere göre 10 aylık ciro 1 milyar 520 milyon Euro'ya ulaştı. Bu, Türklerin cep telefonuna ortalama 161.35 dolar, yani 190 YTL harcadığı anlamına geliyor. Yıl sonunda toplam satışın 12 milyon adeti geçmesi bekleniyor.

Eğer bu parayla 500 dolarlık bilgisayar alınsaydı 2 milyar 576 bin 271 evde daha bilgisayar, 1000 dolarlık laptop alınsaydı 1 milyar 288 milyon 135 evde daha laptop olabilirdi.

Türkiye'de cep telefonu satışları 2007'nin ilk 10 ayında 9 milyon 421 bin adete ulaştı. Yıl sonunda satılan cep telefonunun 12 milyon adeti geçmesi bekleniyor. Yine ucuz cep telefonları daha çok satarken Nokia yaklaşık yüzde 54'lük oranla açık ara pazar lideri konumu güçlendirdi. 2007 yılı içerisinde sürgülü kapaklı telefonlarla önemli bir atak yapan Samsung, pazar payını yüzde 30'un üstüne çıkarmıştı. Son iki aydır Nokia yeniden pazar payını artırmaya başladı.

GfK Türkiye'nin yaptığı araştırmaya göre 2005 ve 2007 yılları arasında telefon tercihinde, fiyatın ve tasarımın dışında 5 farklı özellik etkili oluyor. 2007 yılında kameralı cep telefonu oranı yüzde 60'ı buldu. Kamera ve müzik özelliği depolama ihtiyacını artırdı. Hafıza kartı kapasitesi, radyo, internet, kamera ve Bluetooth özelliği tüketicinin tercihinde belirleyici. Artık Telekomünikasyon Kurumu verilerine göre Türkiye'de yaklaşık 57 milyon SIM kart kullanılıyor ve 45 milyon civarında cep telefonu abonesinin olduğu tahmin ediliyor.

Telekomünikasyon Kurumu 2006 yılında yaptığı araştırmada Tükiye'de cep telefonu kullanıcıları 2 yılda bir cep telefonunu değiştiriyordu. Ancak 2006 ve 2007 yılında satılan cep telefonu rakamının 20 milyonu aşması bekleniyor. Böylece telefon değiştirme süresinin 18 aya kadar düştüğü söylenebilir. Bunun en önemli sebebi telefonların özelliklerinin gelişmesi, arızalar ve çalınma olayları olduğu söylenebilir. Daha fazla yeteneği içinde barındıran telefonlar daha sık arızalanmaya başladı.”

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Sayfalarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv